|
1: Osmanlı etkileri taşıyan Türk milliyetçiliğinin islamla ne gibi bir ilişkisi vardır?
İlk bakışta aralarında hiçbir bağ yokmuş gibi görünse de derinliğine inildiğinde çok fazla ortak nokta görülür.
Bu ilişki milli görüş içerisinde dinin politika ve ekonomi ile iç içe örülmüşlüğünde ilk bakışta anlaşılır, saydam değildir.
Öyle ki sınırsız ilişkiler labirentinde kaybolmaksızın bu örgüye bir bakış daha atma fırsatı bulunamaz.
Organizasyonun süregiden ideolojileri üzerine açık itiraflar yığınla mevcuttur.Ancak bu itiraflar bir kısım kişileri organizasyon adına utanmaya zorlar.
Örneğin ideal büyük Türkiye(Yeni Osmanlı) motivasyonu... Almanya dan Türkiye politikasına müdehalenin bir Türk tarafından yapılmış olsa dahi manipülatif olduğu herkesce açık ve kabul edilir olmalıdır.Çünkü toplumun çoğunluğunu müslümanların oluşturduğu bir ülke de, politika ve din arasındaki denge ancak toplumun kendisi tarafından bulunabilir.Her elinde Euro bulunduranın, Türkiye de seçim hakkını da elinde tutuyormuşçasına düşünülmesi makul değildir.Sadece bir partinin kendini sınırlar ötesinde tanıtmayı başardığı bir durumda, ne gibi bir seçimden bahsedilebilinir ki!
Bir başka ifadeye göre: Asimilasyona engel olunulmalıdır.Devlet dini tanımlanmamış bir ülke de, Almanya da; uzun zamandır buranın yerlisi olarak yaşayan Türk kökenli Alman vatandaşlarının çoğunluğu Kur-anı birdenbire unutup, kökenlerine ait tüm gelenek ve göreneklerini bir kalemde silemezler.Bunu sadece toplumda birlikte yaşamla ve din özgürlüğünün yaşatılmasıyla yaratıcı bir şekilde değiştirip geliştirebilirler.Bu da en iyi şekilde ezberletilmiş, ideolojileştirilmiş hazır düşünceler dikte ettirilmediğinde gerçekleştirilebilir.
Organizasyonun kendi adından (Almanca Nationale Sicht, Milli Görüş anlamına gelmektedir) görüşlerini destekleyici anlam çıkartılabilir.Bu yaklaşım, aslında pek çok şeyin herşeyden önce doğal ortamında kendiliğinden değiştirilebileceği halde, çeşitli duyguların milliyetçi eğilimde kutuplaştırılmasına ve yaşanılan ortamın yabancı olarak algılanmasına neden olmaktadır.Milli Görüş ideolojisi Almanya nın vatan olarak algılanmasına iyimser bir bakış kazandırmak yerine, ardından acı bir milli-dini ayrımcılık tadı bırakır.
Hoşgörülü dinimizi böyle bir hoşgörüsüzlükle bağdaştırmalımıyız?
Bilgi çağının başlamasıyla çoktandır Kur-an, incil ve en yeni haberler kamunun hizmetine sunulmuyor mu? Bugün ikna edici siyasetten çok, ikna edici birllikte yaşam güncel değilmidir?
2: Hac ve Umrenin ekonomik çıkarlar ile ilişkisi nedir?
Dini kuruluşların kendilerini iyi organize edilmiş ticari şirketler olarak sergilemelerine ne deniyor? Biz müslümanlar başarılı ve atikmiyiz?
Şöyle söyleyebilirim ki, ben ve ailem kendimizi inancın satıldığı bir mağaza da müşteri gibi hissediyoruz.
Yıllardır Milli Görüş Mekke ye hac organize etmektedir.2006 yılından beri IGMG Hac-Umre & Seyehat Limited Şirketi olarak mevcuttur.
Bu ise, Milli Görüşteki siyeset, din, ekonomi karmaşıklığının alnı kırıştıran kargaşasında ancak bir kaş çatışı değerindedir.
Milli Görüşün güç terazisinin kefelerini doldurması için iki maliye yöntemi vardır.
Bunlardan biri bağış projeleri ya da dini ürünler ve Türkiye de ki yatırım olanaklarıdır.
İlkinde IGMG hayır müessesesi olarak görüntü çizerken, ikicisinde Türk ekonomisinde toplayıcı-yatırımcı rolünü üstlenmektedir.Bu durum Milli Görüşe Türk politikasında ve ekonomisinde siyasi etki kazandırır.
Muazzam miktarlar camilerde sıkı organize edilmiş bağış çağırıları ile, ya da Mili Gazete, TV5 ve Kanal7 de yayınlanan ilanlarla toplanır.
Bununla beraber Hac ve Umre gibi dini ürünlerin reklamlarına genellikkle Kur-anda geçen ayetler eşlik etmektedir.Bağış kampanyalarına çağrılar, evvelden hazır tekslerle Cuma namazlarına karışırken, korku uyandıran imgelerse bilince sızar.Aciliyet senaryosunun sahneleri olarak camilerde yapılan kampanyalar, mali yatırımlar için sıklıkla kullanılmıştır.
Bu koşullar, çoğu zaman sadakati öngören bilişsel-ruhani durumlara bağlıdırlar.Hayırsever olarak, bir ürünün mü satın allındığı,zekat mı verildiği,bağış mı yapıldığı ya da başkalarının siyasi güç hamlelerine yatırım mı yapılldığının açıkça belli olmadığı bir nokta da bulunulur.Bu tarz yatırımlar yapan kişilerin huzursuzlukları ve yıkıcı deneyimleri din ve ticaretin bu derece iç içeliğinin doğru olmadığını göstermektedir.
İslamın bağışlar ve zekat için öngördüğü prensip, bu tarz yardımların önce yakın akrabalara yapılmasıdır.Ancak Milli Görüş çoktandır bu bağışlar için bir yol haritası oluşturmuştur.Hedef yerin belirlenmesi ise ideolojilerden geçer.Milli Görüş bağlamında Hac ve Umre... Kalp, bunun iyi bir anlaşma olmadığını söylüyor. Neden? diye soruyor vicdan. Akıl: bunu ayrıntısıyla düşünmesem daha iyi diyor.Ah öyleyse, diyor kişi. O zaman bunun şimdiki tüm avantajlarını kaçırmış olurum.
Çünkü Milli Görüş,dini vazifelere yönelik uygulamaları bir nevi komple paket şeklinde sunuyor. Bu paket camiden, kur-an derslerine, gençler için rekreasyona, eğitim çalışmalarına, dini rehberlikten, hukuksal desteğe dek uzanmaktadır.
Milli Görüş en temel islam ilkelerini hiçe sayarak, kendini açıkça ekonomik ve siyasi güç çıkarlarına bağımlı bir organizasyon haline getirmiştir.Bu nedenle hayırsever yol planlarında zekat ve sadaka konusunda ısrar gösterilirken, Almanya da yaşayan Türklerden edinilen kişisel mali gelirler ile birlikte, bu kaynaklar Türkiyede ki gene paket halinde sunulan toplumu yeniden islamlaştırma çalışmalarına akıtılır.Bununla beraber Milli Görüş, geliştirdiği etkili mekanizma ve güçlü çekim mekanizmalarıyla halkın da başını döndürmektedir.Böylelikle cemaatin günlük dini yayşayışında IGMG vazgeçilemez olmuştur.
3: Birey olarak Milli Görüşün bizimle ne gibi bir ilişkisi vardır?
Suıstimale karşı, Milli Görüşe karşı ihmalkar tavırları: sabırlı pasif tutum ile faydacılığı, eş zamanlı ortadan kaldırmalıyız..
İhmal edilmiş islam ilkelerini, demokratik dayanışmayı, esnekliği ve önceliklerin dikkate alınmasını yeniden uygulamaya geçirmek elimizdedir.
Başkalarının bakış açısı uzun vadeli maneviyatlarıyla hoşnut olmak yerine, kendi kararlarımızda söz sahibi olabilmeliyiz.
Güç mekanizmalarının oluşumunu önleyebilmek için, gelirimizi Kur-ana uygun şekilde, Kur-anda belirtilen önceliklere göre dağıtmalıyız.
Güncel provokasyonları, başkalarınca hazırlanmış görüşlerden ziyade, bilgi ve fikir çeşitliliği ile karşılamalıyız.İslamı anlama yolunda hazır yorumlar ve düşman imgeleriyle de kendimizi sınırlandırmamalıyız.
EĞİTİM ÇEŞİTLİLİKTİR
VE ÇEŞİTLİLİK KARAR BECERİSİ DEMEKTİR
Milli Görüşün ortadan kaldırılması tutarlı düşünüş ve edimi gerektiren bir baş kaldırışır.
Niçin bir müslüman uluslararası organize edilmiş din örgütlerine ihtiyaç duyar?Camiler, Üniversiteler de ki akademisyenler ve küresel entellektüel söylemler inancın korunabilmesi için mevcut değillermidir?
Berlin, 31 Ocak 2010
Prof. h.c. Dr. jur. Abdurrahim Vural Başkan
Islamische Religionsgemeinschaft (K.d.ö.R.) Xantener Str. 8 10707 Berlin (Wilmersdorf) Telefon: 030 / 841 15 730 Telefax: 030 / 841 15 728 E-Mail: info@islamische-religionsgemeinschaft.de Internet: http://www.islamische-religionsgemeinschaft.de
|